7.7.16

Benim hayallerim var.



İçimdekileri döktüğüm gülüşü güzel adamım, Raif artık benden oldukça uzakta. Hiçbir zaman olacak diye ümitlenmemiştim ama en azından aynı şehirde nefes alıyor olmanın huzuru vardı. Raif gitti ya "Yok," dedim. "Kimse olmayacak."

Evren beni yine göt etmek için tam da o anda harekete geçti ve beni etkileyebilecek, "Şiir," gibi adam dediğim adamı karşıma çıkardı. Arkadaş oluruz sandım, ama o öyle güzel geldi ki acabalar doluştu aklıma...

Bu sefer dedim, bu kadar açık bir adam benim hayatımı bok etmez. Hem iyi gelebiliriz birbirimize, dedim. O da yaralı, yaralarımızı beraber sararız, dedim. İki ayı doldurmanın gururu ile söylüyorum ki ilk haftadan sonra yine şaşırtmayan bir gelişme oldu ve herşey tepetaklak oldu. Herşey "Bok" oldu.

Resmi olarak şu hayatta üç sevgilim oldu ve ben ilk defa bir erkeğin yanında bu kadar rahat oldum. Küfrettim, kıskandım, duygularımı belli etmeye çalıştım. Gerçekten ben olduğumu hissettim ama dedim ya bunlar yani bana mutluluk fazlaydı evren de yine hepsini aldı elimden. Adım adım kaçmaya başladı benden, ben de durur muyum? Bende kaçtım. Aslında kaçmadım da gidemedim. İlk haftanın sonunda aldım karşıma, yine korkak bir erkek karşısında konuşan da cesaretli olan da ben oldum.

"Bitsin," dedim. İkinci hafta benden kopan adam, "Ayrılmak istemiyorum," dedi. Aramadı, sormadı. Beni gördü, oturduğum yere gelmedi. "En uzun ilişkim on beş gün sürdü, bana sakın bağlanma, ben sana bağlanamam, benden birşeyler bekleme," diyerek hayatımın en saçma cümlelerini kurdu. Öyle bir ifadeyle baktım ki ona, kendini ikinci haftada nereye koyduğunu çok merak ettim. Evlilik, denildiğinde midesi bulanan, bağlanmaktan ziyade hemen sıkılan ve uzaklaşan bana söylediklerini bir süre düşündüm. Kendi haline bıraktım. Sonra geldi, yine ben de kabul ettim.

Gelmesinin tek sebebi benim onun peşinden koşmuyor oluşumdu. İki gün normal oldu sonra yine biz konuşmadık, yazışmadık. İşe girdi, çıktı haberim olmadı. Sorunları oldu benden kaçtı. "İnsan bir arar," dedim. "Unutuyorum," dedi. Yine eyvallah dedim. Kimseye ondan bahsetmek bile istemiyorum. Bir de tüm bu saçmalıklarına rağmen beni annesiyle tanıştırmak isteyip evlenmeyi isteyen de kendisi ama buna da mantıklı bir açıklama bulamadım. İki ayın sadece iki haftası vakit geçirmişizdir. Mutluydum, rahattım. Ama o beni tanıyamadı, tanımak için uğraşmadı. Hayallerimi bile bilmiyor. Ben de onun hayallerini bilmiyorum. Telefon görüşmelerimiz artık otuz saniyeden fazla sürmüyor zaten pek görüşmüyoruz da...

Şimdi ona sadece mesafe olarak değil, his olarak da uzağım. Yine piç ettiler heyecanımı. Söndü tüm kıpırtılar. Özlemiyor, aramıyor ve ben de onu unutuyorum.

En büyük hatam, bu sefer uzatmadan ilişki haline girmek oldu. Zannettim ki; Uzatmadan direk sevgili olursak, diğerlerinde olan hatalar olmaz. Saçma sapan bahanelerle birbirimizden soğumayız. "Böyle tanıyalım birbirimizi," dediğinde zannettim ki bu sefer her şey normal olur. Olmadı ve ben şaşırmadım. O bir adım geriye gitti bense iki adım geriye geldim. Benden önce ayrılık muhabbeti yapsın diye beklemeye başladım yine, yeniden...

Her seferinde işte buraya gelmekten çok yoruldum. Her seferinde duygularımı piç edip "Herşeyden çabuk sıkılıyorsun," diyerek laf edilmesinden çok bunaldım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder