7.8.16

CUPPA

Merhaba,

Güzel ülkemin psikolojisi bozuk insanları, diye bir giriş yapmak hakkım mıdır? Bence hakkımdır. Ben her seferinde buraya girip azcık tatlı şeyler yazmak ister ama her seferinde en kötü anlarımda buraya gelip içimi dökerim ya bir baktım içimle beraber ülke de kötü kelimesinden bir türlü kurtulamıyor. Adeta her saniyemize şükreder olduk. O lanet gece her birimize bir iz bıraktı, kayıplarla beraber...

Bu gencecik bedenlerimiz 'darbe' kelimesini bile gördü daha neler göreceğiz?

Yıldık mı? Bittik mi?

Yok arkadaşım ya deli gibi buhranlar geçirip depresyona moduna girmek zaten kolay olanı, biz böyle cıvıl cıvıl şeylere sarılmalıyız. Mesela ben içime kapanmam, hatta bileklerimi kesmem gereken bu dönemde kitaplara ve müziğe sarıldım. Günümü "Cuppa" dinleyerek ya da Sabahattin Ali okuyarak geçiriyorum ve bu durumu herkese tavsiye ediyorum. Aslında Sabahattin Ali okumak beni pek neşelendirmiyor ama sevmek bunu gerektirir. En mutsuz anlarımda kendilerine sarılır onun da sarıldığını hissederim. Galiba psikoloji bozukluğum giderek şizofreniye dönüşüyor.

Bir de kilo vermek için aynanın karşısına geçip sürekli dans ediyorum zannedersin kırk yıllık dansçıyım. Napayım? Her şey bok gibi gidiyor diye kendimi mi jiletleyeyim? Müslüm Baba falan da dinleyemem şu günlerde çünkü mutlu olmaya ihtiyacım var. Tarkan da gelmiş böyle şıkıdım şıkıdım bir parça söylemiş neden bokunu çıkarmayayım? Baksana başlıkta bile ayrı havalı durdu.

Sosyal medya şarkıyı fazlaca eleştirip yerden yere vuruyor ama ben gerçekten sevdim. Heriflerdeki lükse bak Tarkan şarkı yapmış da beğenmiyorlar? E kimse beğenmediyse 3 milyon izlenmeyi nasıl gördü? Tamam, itiraf ediyorum bir milyonu bana ait olabilir.

Bu kadar eleştirmek ya da beğenmemezlik varya hepsi sizin bozuk psikolojinizi gösteriyor. Nereye saracağımızı şaşırıyoruz. Aslında ben de bir ara Şeyma Subaşı'na sarmak üzereydim ki Zeynep Ilıcalı'nın boşanma davası sonucunda aldıklarıyla kendime geldim.

Nefretimi ona buna kusmak beni yoracaktı ki hava çok sıcak ve ben bu aralar çok üşengecim. Bende kendimi eğlendirmeyi amaç edindim. Etrafımdeki tutup aynen şöyle söylemek istiyorum; "Gel sen de dört dakika tüm manyaklıkları bırakıp şarkıyı dinle ve dans et."

Zaten hava çok sıcak her yer nem bir de insanları eleştirmek için konuşmaya hiç halim yok. Gülben Ergen'in Yaklaş isimli parçası anaokulu kıvamındaki sözlerine rağmen beni eğlendiriyor. Hande Yener "Mor" dedikçe moru seviyorum, Atiye'nin "İnşallah Canım Ya" isimli parçasına diyecek bir cümle bulamadım çünkü gerçekten henüz özümseyemedim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder