5.2.16

o ses bu ses değil!



Anne evine gelince efendim öyle kültür tazelemekmiş, sanat filmleri izlemekmiş yalan oluyor. Tatile giriş planlarım arasında bolca kitap okumak vardı. Yazı yazmak vardı ve izleyemediğim tüm filmleri izlemek vardı.

Eve geldiğim gibi gündüzleri Esra Erol, akşamları da herhangi entrikası bol bir dizi ve Acun hayranlığımız sayesinde her programını izlemek bu ailede en ciddi görevlerimden biridir.

Son düellolar falan derken tabi kaptırdım kendimi O Ses Türkiye'ye. Allah'ın belasına kaptırmaz olsaydım. Kitap okuyabilirim ama o en az dört beş saat programa kilitlenip orayı izliyorum. Ver her seferinde de sonuçlanan yarışmalar beni hüsrana uğratıyor.

Bu beşinci sezonundaki favorim; Tankurt Manas idi ve efendim tabiki dördüncü oldu. Nasıl oldu? Nasıl bitti? Anlamadım. Türk milleti rap müziğe belki de henüz ısınmamıştır diye düşünsem de acayip bir destek kitlesi vardı. Üzüldüğüm yetmezmiş gibi bir de sinirleniyorum. Benim gibi ekran karşısında hayallerim yıkılırken yarışmacılarının durumunu düşünmek istemiyorum. Bizim yerimize Cem ağabeyimiz düşünmüş ve şu şekilde bu programı eleştirmiş;

"Müziğe aşık ruhlara umut ve ışık sunuyorsunuz. Sonra o güzel insanlar ışığa uçan kelebekler gibi sizden medet umuyorlar. Siz onları sadece "yarıştırıp, karşı karşıya getirip, kırıp, döküp, tüm sevdikleri önünde kaybettirip, incitip bununla para kazanıyorsunuz. Hiçbirinin hayalleri, umutları, geçmişleri ve gelecekleri umrunuzda değil. O koltuklarda utanmazca oturup bunu yapıyorsunuz. Şu fani dünyada insanların umutlarını sömürüp, gözyaşlarıyla beslediğiniz reytinglerden kazandığınız her maddi şeyin hesabını ödemenizi diliyorum. Bu dünyada. "

Cem Adrian'ı severim. Ama sırf sevgim için ona katılıyor değilim. Haklı olduğu apaçık ortadayken itiraz etmek anlamsız. İleride belki sanatçı diyebileceğimiz gencecik insanların yarışmadan sonra sağlıklı bir şekilde hemen toparlanabileceklerini pek sanmıyorum. Ama bu düzenin değişmeyeceği de ortada işte, para kimdeyse düdüğü o öttürüyor.

Yarışmanın son birkaç bölümünü ya da bir haftalık sürecini izleyen bir seyirci olarak söylemek istediklerim de var.

Öncelikle Hadise, berbat bir eğitmen. Bunun sonucunu görmek isteyenler Aziz isimli yarışmacısına söylettiği şarkıları görebilirler. Zaten ben bu kadının hala inatla sadece yabancı müzik söylemesini savunan kesimdeyim.

Murat Boz, sempatik ama olmasa da olur kıvama gelmiş. Hırs ya da ilgi bir eksiklik var ki zaten sanatçılığı tartışılır.

Ebru Gündeş, programda sanatçıyım diye bağıran kadının ta kendisidir. Lakin bu amaçsızca kendini ve sesini ön plana çıkarma durumunu anlayamadım? Sen zaten bu camia da kendini babalar gibi kanıtlamışsın. Neden sürekli 'Benim gümbür gümgür sesim var.' diye bağırıyorsun? Tüm jüriler ekipleriyle şarkı söylediğinde Gökhan ve Hakan her seferinde yarışmacıları ön plana çıkarırken Ebru ablamız kendini ön plana çıkardı. Almış Tankurt'u yanına zannediyorsunuz ki Tankurt'u dinleyeceğiz bir bakıyoruz ki Ebru abla coşuyor. Tankurt da arada bir kez girdi işte daha ne olsun, değil mi? Değil, efendim.Yine de Onur'a kaside okutmasıyla yine kalbimi feth etti.

Gökhan ve Hakan ikilisi ise ciddi anlamda oradaki sanatçılardır. Her türden parçayı yarışmacılarına söyletiyorlar aynı zamanda ekipleriyle çıktıklarında her seferinde şaşırtıyorlar. Adamlar alıyor bir türküyü gümbür gümbür sunuyor! Bir de kendilerini alıyorlar geri plana ve yarışmacıları atıyorlar sahneye!

Tabi ki Gökhan ve Hakan sevgim baskın gelse de birinci arkadaşa pek ısınamadım. Tankurttan sonraki favorim ise Türkan'dı yine olmadı. Bir sonraki sezon evrene ters köşe yapmayı ve desteklemediğime oy falan göndermeyi düşünüyorum.

Şaka tabiki ne oyu göndereceğim ya! O kadar üzülüyorum ki giden insanlara bir daha izlemek istemiyorum.

6 yorum:

  1. resimdeki mikrofonu görünce müslüm baba geldi aklıma. Sensiz olmaz klibi. Ne de güzel okurdu.
    Konumuza dönelim. Şimdi biz tv nin karşısına geçip, açıp tv8 i acunun reytingini tavan yaptırıp, programı praymtaymın en zirvesine çıkarıp sonra da orda kaybedenlere üzülürsek bu ne kadar samimi olur ? Ayriyeten oraya gelip karşısında oturan ve oturdukları koltuğu haketmeyen(gokhanlar hariç) insanlara "vay efendim siz şöyle kralsiniz, böyle sanatçısınız" diye övgüler yağdıran yarışmacılarin da düştükleri durumu biraz müstahak buluyorum. Benim yorumlamam da bu kadar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak şimdi bende hemen 'Hangimiz Sevmedik' diyeyim ve dinleyeyim.

      Şimdi bu reyting olayının durumu zaten karışık. Onun dışında Acun'un özellikle aileler arasında farklı bir durumu var. Diğer kanallarda saçma entrika dizilerinden kaçan babam buraya geçiyor, mesela. Ve ben bu durumu kimsenin önleyemeyeceğini düşünüyorum. Yorumunda özellikle jürinin bir yerlerini tavan yaptıran yarışmacılar kısmına katılıyorum. Yıkama,yağlama da biraz genetikleşen insanlarımız var.

      Sil
  2. Cem, net olarak noktayı koymuş. :)

    YanıtlaSil
  3. Baban da mı eleştirmendi be; kaleminle kırıp geçirmişsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eleştirmen değil de ağzı iyi laf yapar :))

      Sil